Çok sayıda ülkeden devrimci, komünist örgüt ve parti 24 Nisan’da gerçekleştirilen “Tarihi ve Geleceğimizi Kaypakkaya ve Parti Ruhuyla Kuşanıyoruz” etkinliğine mesaj yollayarak, komünist önder Kaypakkaya’yı andı ve Proletarya Partisi’nin 48. yılını selamladı. Enternasyonal örgüt ve partilerin mesajı şu şekilde;

“KATLEDİLİŞİNİN 47. YILINDA İBRAHİM KAYPAKKAYA YOLDAŞIN ANISI ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYOR, MLM’İN YOL GÖSTERİCİLİĞİNDE 1.KONGRESİNİ GERÇEKLEŞTİREN TKP/ML’Yİ SELAMLIYORUZ!"

‘’Şimdi biz, herkesin gözü önünde yükseklere bir bayrak çekiyoruz. Bu bayrak, proletaryanın kızıl bayrağı olacaksa, onun kızıllığını bozan bütün lekeler, ciddi ve titiz bir çabayla silinip atılmalıdır.’’ (İbrahim Kaypakkaya)

Enternasyonal proletaryanın Türkiye temsilcisi, Türkiye Komünist Partisi /Marksist Leninist’in kurucu ve kuramcısı komünist önder İbrahim Kaypakkaya’yı faşist Türk devleti tarafından katledilişinin 47. Yılında bir kez daha devrim, sosyalizm ve yüce komünizme olan inancımızla anıyoruz.

İbrahim Kaypakkaya yoldaşın yaşamı MLM teori ve pratiğinin somutlanması olmuştur. Onda sözle eylemin diyalektik birliği vardır. Ne teorisiz pratik ne de pratiksiz teori. İbrahim Kaypakkaya yoldaş Türkiye topraklarında bilimsel sosyalizmin temsilcisi olmayı yalnızca sınıf mücadelesi pratiğinde çekincesiz yer alışıyla ya da işkence tezgahlarında aylarca direnmesi ‘’ser verip sır vermemesiyle’’ hak etmemiştir. O’nun komünist hareketin tarihinde önemli bir yer tutuşunun temel nedeni sınıf mücadelesine ilişkin ortaya koyduğu MLM  görüşlerdir.

Kaypakkaya yoldaş dünyada ve ülkemizde sınıf mücadelesinin oldukça canlı, gelişkin ve hızlı olduğu bir dönemde diyalektik ve tarihsel materyalizmin yasalarına uygun olarak düşünsel ve pratik gelişimini bizzat pratik mücadele içerisinde sınayarak geliştirmiştir. Öğrenci eylemlerinden köylülerin toprak işgallerine, işçi grevlerinden devrimci önderlerin ihbarcısının cezalandırmasına kadar genişleyen pratik duruşunu Halk Savaşının başlatılmasıyla taçlandırılmış, Türkiye devriminin önündeki düşünsel engelleri parçalayıp tarihin çöplüğüne atmıştır; devlet, faşizm, ulusal sorun, egemen ideoloji, parlamentarizm, reformizm ve revizyonizme tavır, Halk Savaşı, Mao yoldaşın Marksizm Leninizm’in ulaştığı üst evreyi temsil ettiğinin kabulü, KP’nin  niteliği, zorunluluğu ve rolü vb. noktalarda çağdaşlarından çok daha ileri bir zeminde durmuştur. Bu teorik ve ideolojik kavrayış nedeniyledir ki, MLM düşüncenin Türkiye topraklarındaki temsilcisi olmuştur. Egemen yapının ayakta kalmasını sağlayan ve toplumu sarıp sarmalayan egemen ideolojinin tüm dayanak noktaları çürütülürken, çözümün silahlı mücadeleyle- Halk Savaşıyla olacağı berrak bir biçimde belirtilmiştir.

İbrahim Kaypakkaya yoldaşın çağdaşlarından daha ileri bir noktada durduğunu somutlayan olgulardan bir tanesi de yarı-sömürge yarı-feodal ülkelerde faşizmin aldığı biçim üzerine yaptığı tespitlerdir. Faşizmi Hitler ya da Mussolini faşizmleriyle ve gelişmiş kapitalist ülkelerde finans kapitalin en gerici, en saldırgan kesimleriyle sınırlı gören anlayışlarla arasına sınır çizmiş, faşizmin emperyalizm ve proleter devrimler çağında yarı-feodal, yarı-sömürge ülkelerde zorunlu olarak bir egemenlik ve devlet biçimi olarak kendisini ikame ettiğini ortaya koymuştur. Bu tespit MLM devlet ve faşizm teorisinde önemli bir yerde durmaktadır.

Uluslararası alanda ise Marksizm-Leninizm’le her türden revizyonizm ve sınıf işbirlikçi teoriler arasında devam eden saflaşmada, tereddütsüz bir biçimde Mao Zedung yoldaşın başını çektiği ML saflarda yer almıştır. İbrahim Kaypakkaya yoldaş kurduğu TKP/ML’yi tanımlarken ‘’partimiz proleter kültür devriminin bir ürünüdür’’ diyerek Mao yoldaşın teorik ve ideolojik olarak bir üst evreye çıkardığı Marksizm – Leninizm (Maoizm) Mao Zedung düşüncesine sahip çıkmış, kendisine rehber eylemiştir.

TKP/ML 1.Kongresi İbrahim Kaypakkaya yoldaşın MLM görüşlerine yeniden ve bir kez daha sahip çıkmıştır. İbrahim Kaypakkaya’nın ortaya koyduğu teorik bütünlük, komünist hat, ideolojik berraklık, parti anlayışındaki netlik, proletaryanın önder rolüne biçilen misyon, cephe anlayışı, devrimin şiddetle gerçekleşmesinin zorunluluğu ve bunun ülkemizdeki somutlanması olan Halk Savaşı teorisi gibi tespitleri bir kez daha özellikle parti içinde boy veren tasfiyeci saldırıya karşı ısrar ve inatla savunulmuştur.

TKP/ML 1. Kongresi parlamentarizm, reformizm ve revizyonizmin çeşitli varyasyonlarının revaçta olduğu, ittifaklar adı altında Komünist Partisinin tarihsel misyonunu iğdiş eden sınıf işbirlikçi teori ve pratiklerin alkışlandığı, ‘’yeni şeyler söylemek gerekir’’ demagojileri altında MLM temellerine saldırıların gerçekleştirildiği bir dönemde MLM hatta ve Halk Savaşı anlayışında sebat etmesiyle de önemli bir yerde durmaktadır.

Uluslararası Komünist Hareketin çağımızdaki temsilcileri MLM hatta yürüyen parti ve örgütler olarak, enternasyonal proletaryanın komünist önderlerinden ve TKP/ML’nin kurucu ve kuramcısı İbrahim Kaypakkaya yoldaşı katledilişinin 47. yılında bir kez daha anıyor ve TKP/ML 1.Kongresini selamlıyoruz.

İBRAHİM KAYPAKKAYA YOLDAŞ ÖLÜMSÜZDÜR!

ŞAN OLSUN MLM’İN REHBERLİĞİNDE GERÇEKLEŞEN TKP/ML 1. KONGRESİNE!

YAŞASIN MARKSİZM- LENİNİZM- MAOİZM!

YAŞASIN PROLETARYA ENTERNASYONALİZMİ!

-Peru Halk Hareketi

(Peru People’s Movement)

-Brezilya Komünist Partisi (Kızıl Fraksiyon)

(Communist Party of Brazil) (Red Faction)

-Kızıl Bayrak Komitesi – Almanya

(Commitee Red Flag, FRG)

-Avusturya (Maoist) Komünist Partisi Kuruluşu için Komiteler

(Committees fort the Foundation of the (Maoist) Communist Party of Austria)

-Halka Hizmet  – Komünist Birlik, Norveç

(Tjen Folket – Communist League, Norway)

-Maoist Komünist Parti Fransa

(Maoist Communist Party, French State)

-Kızıl Bayrak Kolektifi – Finlandiya

(Red Flag Collective, Finland)

-Komünist Birlik, İsveç

(Communist League, Sweden)